10 böbrek ve karaciğer hastasına gönüllü donör olanlar yakınlarına yeni bir hayat vermek için zayıflamaya çalışıyor. Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Organ Nakil Merkezi, hastanelerinde yatan 10 böbrek ve karaciğer hastasına gönüllü donör olan, ancak kiloları risk oluşturan yakınlarına üniversite kampusunda yürüyüş ve spor yaptırarak zayıflama programı uyguluyor. Gönüllü donörler istenilen kiloya ulaşınca, organları yakınlarına nakledilecek. Her sabah belli saatlerde bir araya gelen donörler, günlük sporlarına ısınma hareketleriyle başlıyor. Ardından yürüyüş ve hafif tempoda koşu yapılıyor. Sağlık görevlileri nezaretinde günlük sporlarını gerçekleştiren donörlerin yiyecekleri, alacakları kalori miktarı, yapılan spora göre harcadıkları kaloriler ve kiloları da takip ediliyor. Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Organ Nakil Merkezi Sorumlusu Yard. Doç. Dr. Ünal Aydın, canlıdan organ naklinde en büyük sıkıntının organı bağışlayacak olan donörün kilo problemi olduğuna dikkat çekiyor Canlıdan nakilde hastaların akrabalarından gönülülük esasına göre organlarını aldıklarını belirten Aydın, "Gönüllülük açısından bir problem yok. Ancak bölgenin ve şehrin yeme alışkanlıklarından dolayı gönüllü dönorlerin hemen hemen tamamı kilolu kişilerden oluşuyor. Biz organ naklinde vücut kitle endeksi 26-27'nin üstündeki hastalarda organ almayı biraz daha riskli buluyoruz. O nedenle donörlerin kilo vermelerini istiyoruz" dedi. Aydın, vücut kitle endeksi yüksek olan donörleri hastanenin yürüyüş parkurunda yürüyüşe aldıklarını kaydederek, "Donörleri uygun vücut kitle endeksine getirdikten sonra ameliyatlarını gerçekleştiriyoruz. Canlıdan organ nakli sıkıntılı bir iş olduğu için organ bağışı konusunda herkesi duyarlı olmaya davet ediyoruz" diye konuştu. KARACİĞER YAĞLANMASI RİSK Gaziantep Üniversitesi İç Hastalıkları ve Gastroentroloji Bölümü'nden Prof.Dr. Mehmet Koruk ise, gerek kronik karaciğer hastalarında, gerekse vericiler boyutunda en süyük sıkıntının şişmanlığa bağlı karaciger yağlanması olduğunu belirtiyor Halk arasında en çok bilinen gizli sarılık denilen kronik hepatitlerde, hatta siroz hastalarında bile kendi hastalıklarıyla mücadele ederken, bunun yanısıra yağlı karaciğer durumuyla da mücadele ettiklerini belirterek şunları söyledi: "Karaciğer bağışlayanlar veya kadavra olarak karaciğerini aldığımız kişilerde bugün için en çok karşılaştığımız sorun yağlı karaciğer. Yağlı karaciğerin temelinde ise aşırı şişmanlik ve kilo sorunu yatıyor. Bir takım bölgeye özgü yüksek oranda gözüken metabolik olan şeker hastalığı ve kolestrol yüksekliği gibi hastalıklar olmakta. Dolayısıyla kişi bu konuda ne kadar gönüllü de olsa aldığımız karaciğerin fonksiyonları çok iyi olmadığı için daha sonra ameliyat öncesi ve sonrası karşılaştığımız sorunları büyük çapta artırmaktadır. Bu nedenle bugün için gönüllü konumunda bölgesel en büyük sorunu yağlı karaciğer oluşturuyor." HERKESE ÖRNEK OLSUN 60 yaşındaki böbrek hastası eşi Celal Ayık'a böbreğini verecek olan 55 yaşındaki Saadet Ayık, eşine böbreğini vermek istediğini ancak , doktorların biraz kilo vermesi gerektiğini söylediği için yürüyüş ve spor yapmaya başladığını dile getiriyor "Eşime böbreğimi vermek istedim. Doktorlar kilolu olduğumdan dolayı biraz kilo vermem gerektiğini söyledi. Ben de köyde sürekli yürüyüş ve spor yapmaya başladım. Herkese örnek olsun" dedi. Böbrek ve karaciğer hastası 18 yaşındaki Eyüp Aksu'ya böbreğini verecek olan baba 44 yaşındaki Mehmet Aksu ve karaciğerini verecek olan anne 44 yaşındaki Nevin Aksu da, uygun kiloya düşmek için spor yapmaya başlayanlardan …. Mehmet Aksu, "Oğlum için 100 kilodan 97'e düştüm. Daha da kilo vermem gerek. Sporumu hiç aksatmayacağım" diye konuştu. Donörler her sabah belli saatlerde sağlık görevlilerinin nezaretinde ısınma hareketleri, yürüyüş ve hafif tempoda koşu yapıyor. |