Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Meclis toplantısı, Abdulkadir Konukoğlu başkanlığında toplandı. Toplantıda konuşma yapan Abdülkadir Konukoğlu, Türkiye'nin 2010 yılının ikinci çeyreğinde de büyüme hamlesine geçtiğini, çevre ülkelere bakıldığında, Yunanistan, Almanya ve Fransa'ya göre Türkiye'nin bu ülkelere göre daha fazla borçlu olmasına rağmen ekonomisinin daha sağlam temellere dayanarak gittiğini belirtti. Konukoğlu , Türkiye'de sanayide büyük bir canlanma olduğunu ve bu canlanmanın da ileride işsizliğe bir çare olacağına inandıklarını ifade etti Konukoğlu, şöyle konuştu: ''Sanayinin büyümesi bilhassa Gaziantep'in kabuk değiştirmesi, Türkiye'deki bütün şehirlerin bir arama, yeni bir iş peşinde koşma azmi, Türkiye'deki genç elemanların çokluğu, tahmin ediyorum ki 2020-2023 yıllarına doğru daha iyiye gidecek. Ama ben şuna inanıyorum, 2010'un üçüncü çeyreği daha iyi olacak kanaatindeyiz. Dünyadaki hammadde fiyatlarının birden bire yükselmesi her ne kadar olumsuz etkiler veriyor ise de piyasadaki arz ve talebin ve dünyadaki stokların bitmesi de iş hareketi getirecek Türkiye'ye. Ben şuna inanıyorum, bu yıl inşallah daha iyi olacak. 2011'in ilk 6 ayında da tahmin ediyorum Gaziantep'te eski hızımıza ulaşacağız. Ekonomi iyiye doğru gidiyor bunda kimsenin şüphesi ve kaygısı olmasın. İşsizliği de sonunda bu Türkiye yenecek. Yeter ki sabırlı olalım, paniğe kapılmadan yolumuza devam edelim.'' Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nejat Koçer de konuşmasında , ekonomiyi değerlendirdi. Koçer, yaşanan süreçte ekonomide iyileşme işaretlerinin gelmeye devam ettiğini belirterek, Gaziantep olarak hükümetten beklentilerinin başında, üretimi teşvik anlayışının gelişmesi ve uygulanmasının geldiğini kaydetti. Türkiye ekonomisinde büyüme beklentisindeki artışların, önümüzdeki aylar için önem arz ettiğini dile getiren Koçer, şöyle konuştu: ''Bu anlamda ülke gündeminin üretim ve istihdam olması, sorunların çözümü noktasında çok önemli. Şimdi başlatılacak yeni bir istihdam seferberliğinin yanı sıra yeni bir üretim seferberliğinin de şart olduğunu söylemek zorundayız. Yunanistan'la başlayan Avrupa'daki sıkıntıların temeline indiğimiz zaman bu sorunların kaynağında üretimin olmadığını, bu ülkelerin ekonomilerini genellikle hizmet sektörüne bağladıklarını görüyoruz. Böylece üretimin ve üretimle birlikte yaratılan istihdam ve katma değerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş oluyoruz. Bugün avronun değer kaybetmesi AB ihracatını olumsuz etkileyecek görünüyor. Ama gerek bölge, gerekse Ortadoğu ülkeleriyle olan ilişkilerimiz bizim bu durumdan etkilenmeyeceğimizi gösteriyor.'' Gaziantep olarak hükümetten beklentilerinin başında, üretimi teşvik anlayışının gelişmesi ve uygulanmasının geldiğini kaydeden Nejat Koçer, sözlerini şöyle tamamladı: ''İhracatının yüzde 93'ü sanayi ürünü olan bir il olmamız hesabı ile gerek bölge ülkelerine, gerekse dünyaya daha çok sanayi ürünü satabilmemiz için desteklere ihtiyacımız var. 2011 başından itibaren yatırım teşvik sistemindeki destek unsurlarının çeşitlendirilmesini ve özellikle komşu ülkelerdeki maliyet unsurlarının dikkate alınarak, sınır illerindeki yatırım politikasının yeniden gözden geçirilmesini, krizden kalan vergi SSK ve diğer borçların yeniden yapılandırılmasını, sanayimizde kapasite artışı için önemli unsurlar olarak görüyoruz.''
|